Eğitim ve Yeni Nesile Gösterilen Yol

Eğitim insan hayatındaki en önemli hak ve imkandır. Küçük yaştan başlayarak verilen eğitim ile yeni ufuklar açılmıştır insanın önüne. Sanatta, teknolojik alanlarda, sosyal konularda, sağlıkta ve yaşam standartlarımızda ulaştığımız nokta eğitimin yaygınlaşması ve meyvelerini vermesi sonucu elde edilmiştir.

Eğitimli insan ile eğitimsiz insan arasında büyük farklar vardır. Eğitimli insan değerlendirme ve sonuca ulaşma konusunda bilgilidir. Önündeki problemi aldığı eğitim sayesinde daha tarafsız değerlendirme imkanına sahiptir. Sahip olduğu deneyim ile olaylara daha geniş açıdan bakabilir. O konuda bilgisi olmayan bir kişinin yakalayamacağı noktaları bulabilir. Tabii bu eğitim kişiye okul çağlarında verilmemiş de olabilir, eğitimin yaşı yoktur, eğitimi sınırlandırmak yanlıştır, yaşadıklarından öğrendikleri de kişiye bu kazanımları sağlıyor olabilir.

Fakat benim bu yazıda değinmek istediğim konu gözlemlediğim kadarıyla eğitim sistemimiz. Eğitim sistemimiz ve geleceğimiz.

İlkokul 1. ve 2. sınıfa giden günümüz öğrencilerine ilişkin bir fikrim var. Kardeşim sayesibde biliyorum. Özet olsun fikrimi rahat ifade edebiliyim diye maddeler halinde sunacağım durumu;

  • 1. sınıf öğrencisi iken yaz tatili ödevi olarak çok sayıda ödevi, sayfalarca sorusu ve projeleri vardı.
  • Yine 1. sınıf öğrencisi iken sene içerisinde çok sayıda ödev, proje ve çalışması vardı. Özellikle projeleri kendi başına yapabilmesi pek mümkün değildi …
  • 2. sınıf öğrencisi olarak ilk dönem içerisinde ödevlerde ve projelerde herhangi bir azalma sözkonusu olmadı.
  • Zaman zaman verilen ödevler yapılamaz çokluktaydı!
  • 15 tatil ödevi olarak 304 sayfa ödev verildi!
  • Ödevlerde testlerin çokluğu dikkat çekiyor.

İlkokul öğrencisi, hatta ilkokulun ilk öğrencilerinden, 1. ve 2. sınıflar… Verilen ödevler ve projeler ile boğuşuyorlar. Çoğu zaman bu ödev ve projeler için velilerin çok aktif rol oynaması gerekiyor.

Ve en önemlisi, bence çok acı verici olan kısım, çocuklar ödevlerinin çokluğundan, yetişmeyeceğini düşündüklerinden hastalanıyor, ağlıyor, üzülüyor, strese giriyor

Sorularım olacak;

  1. Eğitimin amacı neydi?
  2. Ne öğretilecekti?
  3. Bir öğrencinin sıkıntıları ne olabilir ve olmalı?
  4. Eğitim her okulda bu şekilde mi veya aynı standartlarda mı?

Hemen bu konuya ilişkin yorumlarımı ekleyeyim;

  • Küçücük çocuklar bu kadar yoğun bir şekilde ödev ve proje ile uğraşırken sıkılacaklar,
  • Büyüdüklerinde ödeve, projeye ve araştırmaya olan küçüklükten gelen bir önyargıları olacak,
  • Belkide büyüdükçe sınıflarındaki ödev yapmayan haylazlar veya tembeller gibi olmanın daha fazla kazancı olduğunu düşünmeye başlayacaklar,
  • Sıkıntı ve stres ile çalıştıklarından hiçbir fayda sağlayamayacaklar.

Evdeki durumu izleyerek elde ettiğim gözlemlerimi ve düşüncelerime bir de genel durumu ekleyerek yorumlarıma devam edeyim.

  • Hayatımız çoktan seçmeli olmuş.
  • Hedeflerimiz; okullara girmek, sürekli okumak, sınav kazanmak olmuş.
  • İş seçimi popülerliğine ve parasına göre yapılmaya başlanmış. Zaman zaman diziler önayak olmuş.
  • Paylaşım sitelerine öğretmenlere yapılan saygısızlıklar marifetmiş gibi dağıtılır olmuş.
  • Okullarda düzensizlik ve yasadışı olaylar almış başını yürümüş.
  • Araştırma, bilim, sanat, eser vermek, üretmek, katkıda bulunmak, ekip çalışması gibi kavramlar hayal olmuş.
  • Üniversite kazanmak için dershaneler zorunluymuş gibi bir ortam oluşturulmuş.
  • Okullar ve verdikleri eğitim arasında büyük fark oluşmuş.
  • Üniversiteden sonra veya üniversitede okurken yurt dışına gitmek moda olmuş.
  • Okulları bitirene bedava işsizler ordusu kartı dağıtılır olmuş.
  • Her sene çıta yükseltilmiş, üniversite diploması yetmez olmuş yüksek lisans makbul sayılmış. Bunun üzerine artan yüksek lisans mezunlarına neredeyse doktoranız yoksa gelmeyin yorumları yapılmaya başlanmış.

Eğitim bizim geleceğimizdir. Geleceğimizi nasıl planlıyoruz?

comments powered by Disqus
Hugo ile oluşturuldu.
Stack teması Jimmy tarafından tasarlandı