Fenerbahçe, büyük bir başarı göstererek Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale yükseldi. Sevilla gibi çok büyük bir takımı, çok zorlu bir atmosferde ve baştan kaybetmiş gözüktüğü bir maçın sonunda yenmeyi başararak bu unvana ulaştı.
Bu başarının ardından iki önemli noktaya değinmek istiyorum.
Maç Esnasında ve Sonunda
Maçın başında yenen 2 adet gol maçın olumsuz sonuçlanacağı yönünde yorumları beraberinde getirdi. İnternetin getirdikleri ile bu yorumları anında görmek mümkün oldu. Volkan’a yöneltilenler her fanatiğin ifade edebileceği şekilde idi ve başarısızlığın mimarı olarak maç bitmeden mimlenmişti.
Ancak Fenerbahçe maçı bırakmadı. Başarı için çalıştı ve maçı uzatmalara taşıdı. Uzatmalarda iki tarafta sonuç alamayınca çare, penaltılara yönelmekte idi. İşte o noktada Volkan’ın futbol becerileri devreye girecekti. Girdi de. Sonuçta Volkan zor olanı başardı ve 3 adet penaltı kurtardı.
Maç sonunda Fenerbahçe penaltılarda yakaladığı bu başarı ile çeyrek finale yükseldi. Peki bu bölümde dikkati çekenler ve çıkarılması gereken dersler nedir?
Mücadele etmek, inanmak, destek olmak ve sonuna kadar elinizden geleni ortaya koymak. Başarının anahtarı bu.
Sonuca varmadan, tüm bilgiler elde edilmeden ve bilmeden yorum yapmamak veya fikir beyan etmemek. Çelişkiye düşmemenin yolu.
Maç Sonrası
Maç bitti. Fenerbahçe yükseldi. Başarı elde edildi. Başarı bir Türk takımı tarafından yurt dışında elde edildi.
Ancak sanki başarıyı elde eden Sevilla gibi yorumlar yapıldı. Fenerbahçe sanki Türk takımı değilmiş gibi değerlendirmeler geldi. Başarıların yarıştırılması ve hatta “benim takımım seninkinden daha başarılı” polemikleri yaşandı.
Ne olmalıydı ?
Bu bizim başarımız olmalıydı. Bu başarı ile gurur duymalı ve Fenerbahçe’yi tebrik etmeliydik. Fenerbahçeliler tebrikleri kabul etmeli, diğerleri tebrik etmeli, başarılardan ve başarısızlıklardan dersler çıkarılmalıydı. Yurt dışında daha başarılı olmak için yapılması gerekenler not edilmeli ve bu yönde çalışılmalıydı.
Ben bir Beşiktaşlı olarak maçı izlerken Volkan’ın yediği gollerde isyan ettim. Fenerbahçe’nin turu atlamasına sevindim. Ancak bunlarla yetinmeyip neden ilerleyemediğimizi de anladım. Birlikte olmayı, başarılarımızı kutlamayı, başarısızlıklarımızdan ders çıkarmayı, destek olmayı, sevinmeyi ve paylaşmayı bilmediğimiz için.
Kendi ligimizde ezeli rekabet içinde oluruz. Her maçta kazanmayı her sezon şampiyon olmayı isteyebiliriz. Ancak bizi temsil edenleri desteklemeyi bilmeliyiz. Bu her alanda böyle olmalı…